31/8/2009 - ... Kırmızı bir kuştur.
Kırmızı bir kuştur soluğum Kumral göklerinde saçlarının Seni kucağıma alıyorum Tarifsiz uzuyor bacakların Kırmızı bir at oluyor soluğum Yüzünün yanmasından anlıyorum Yoksuluz gecelerimiz çok kısa Dört nala sevişmek lazım
Cemal Süreya
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/8/2009 - O kanatan rüya...
O KANATAN RÜYA
Hatırladım seni bu büyük boşluğun içinde neden böyle çok sevildiğini...
Sen hayatın önce içinde olduğun halde her şeyden ince bir tülle ayrılıyorsun, her şeyden çocuksu bir kanla eksik yaşanmış bir baharla ayrılıyorsun...
Kim sevse seni, yitirdiğini seviyor o büyük eksik neyse onu... Kim sevse seni, yanlış yüzünü görüyor... Uzaklaşan bir tutkusun sen seni seven yitirmeyi öğrenmeli, Hayatsın...O kanatan rüya... Bölünmüş hayatları son kez aydınlatıyor adın...
CEZMİ ERSÖZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/7/2009 - Küflü Prens...
Ben jiletin öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler Puhuların üstünden gece vardiyaları ve rıhtım görülüyor Üstündeki kan kokusu bütün cesetleri buraya çekecek Öyle şehvetli ki dudaklarını saran atmosfer Diplerine kömür çökmüş tırnaklarıyla küçük serseriler Senin ellerinden kabusun matarasını kapacak ve İçindeki sessizliği içecekler
Ben hüznün öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler Son tartışmamız olsun bu yoksa beni öldürecekler Usulca akan bir gözyaşı gibi sevişelim de biraz, eğer istersen, Çok uzun yolları aydınlatan benzin istasyonları gibi Uykusuzluğumuzu gölgelesin alkolün dövdüğü saatler Bak, yatakta ikimiz de ağlıyoruz; meselemiz malum, aşk Üst kattaki komşu yine çocuklara su veriyordur Haplar da kayboldu, esrar da, bileklerimizdeki kesikler de Havaya bir kuş at, ben onu yerdeki gözlerimle vuracağım Dudakların ne ki, olsa olsa şurdan üç beş adım
Ben mezarın öteki yanına yatacağım sana iyi geceler Aramıza bir hançer bırakacağım, belki küflü bir hançer Onun küfüyle paslanırken gizli saklı yalnızlığımız Rüyamıza giren prensler İçimizdeki mutsuzluğu içecekler
Ben intiharın öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler Küçük İskender
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/6/2009 - Japon Balıkçısı...
JAPON BALIKÇISI
Denizde bir bulutun öldürdüğü Japon balıkçısı genç bir adamdı. Dostlarından dinledim bu türküyü Pasifikte sapsarı bir akşamdı.
Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür, Bu gemi bir kara tabut, Lumbarından giren ölür.
Balık tuttuk yiyen ölür Birden değil ağır ağır, Etleri çürür dağılır. Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür, Tuzla güneşle yıkanan Bu vefalı, bu çalışkan Elimize değen ölür. Birden değil ağır ağır Etleri çürür, dağılır, Elimize değen ölür...
Badem gözlüm beni unut, Bu gemi bir kara tabut, Lumbarından giren ölür. Üstümüzden geçti bulut.
Badem gözlüm beni unut Boynuma sarılma gülüm, Benden sana geçer ölüm Badem gözlüm beni unut.
Bu gemi bir kara tabut. Badem gözlüm beni unut. Çürük yumurtadan çürük Benden yapacağın çocuk. Bu gemi bir kara tabut Bu deniz bir ölü deniz. İnsanlar ey, nerdesiniz? Nerdesiniz?
Nazım Hikmet
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/4/2009 - Bu ne biçim hayat?

Bu ne biçim Postacı Üç defa çalıyor kapıyı Bu ne biçim kel Hem merhemi var Hem sürmüyor başına Bu ne biçim biçimler İstediğiniz kadar çoğaltılabilir Memleket çok müsait buna Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya Bir baktım Fahriye Abla! Kırk yıllık bir rötar yapmış Erzincan Treni Ben gelmişim şu yaşıma O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha Benimki ne biçim hayat Uymuyor ne gördüklerime ne duyduklarıma ne okuduklarıma Ben ne biçim benim Ne kendime benziyorum Ne başkalarına
Murathan Mungan
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
İnsan sevebildiği kadar insandır...
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Blogcu Yardım • yorumyap • alternatifblog • atakan yusufoğlu • 00emre00 • talarceo • hps1 • yukseksadakatfan • ecininyenidunyasi • sevimlitirtil • hatiralarlaben
|